Ayrılığı Doğuştan Öğrenemiyorsun!

“Ayrılığın ustası olunmuyor sevgilim” Gerçekten öyle. Ayrılığı doğuştan öğrenemiyorsun. Yaşadıkça, kazık yedikçe zaman sana öğretiyor. Biten bir ilişkiden bahsedeceğim bugün sizlere. Bitmiş, senelerdir acısı çekilmiş bir hikaye. Hatta hayatına O’ndan başka kimse girmemiş ve seneleri böyle devirmiş bir bayan. Ama gel gör ki, hayatına bir çok insan girip çıkmış bir erkek var karşı tarafta da. Sizce hangisi daha çok sevmiş? Erkek mi, kadın mı?.. Kimi insana göre erkek daha çok sevmiştir. Çünkü hayatına bir çok kişiyi alarak o insanın sevgisinden emin olmak istemiştir. Kimine göre ise kadın çok sevmiştir. Hayatına ondan başkasını almayarak. Ben tarafsız bakmak istesem de bir türlü erkeğin çok sevdiğine şu durumda inanamıyorum. Erkek ile kadının sevmesi çok farklıdır çünkü. Erkek sevmediği bir kadın ile birlikte olabilir, kadın ise asla olamaz. İşte burda değişiyor herkese göre kimin daha çok sevmesi. Kişisel bir öz eleştiri buna denir. Neyse. Hikayemize başlıyorum. Lise yıllarında başlar bu sevgi. Tam olarak bilemiyorum hikayenin nereden başladığını ama kızın çok sevdiği belli. Hayatta ondan başkasını görmüyor gözü. Neler yaşadığını tam bilemiyorum ve böylelikle yorum da yapamıyorum. Sadece çok ama çok sevdiğini biliyorum. Onun boyuna posuna değil yüreğine aşık kız. Ama ileri de bu kadar acı çekeceğini bilmeden seviyor oğlanı. Oğlan da seviyor ama ciddi düşünmüyor bu ilişkiyi. Her zaman ki gönül eğlendirmeler ve günü birlik ilişkiler. 3 sene sürüyor bu ilişki fakat kız için 3 sene değil senelerdir devam ediyor ona olan aşkı.

Ayrılıyorlar… Sebepsiz bir şekilde. Zaten lise aşkları hep sebepsiz biter. Bir bahane bulsa da bitirse erkek. Böyledir kural çünkü herkes gibi bizde gördük, yaşamadım ama çok gördüm. Neyse. Bitiyor ilişkileri. Kız kahroluyor, bir daha asla sevmeyeceğim diyor ve gerçekten sevemiyor. Hayatına da kimseyi almıyor. Seneler geçse de hala gözyaşları ona dökülüyor. Oğlanın tabi bunlardan haberi yok. Olsa da sanırım umursamazdı. O yaşlarda kimse umursamıyordu çünkü bu tip ilişkileri. Seneler geçiyor lise bitiyor ve üniversiteye adım atıyor kız. Hala hayatında kimseye yer yok ve almıyor. Bir gün karşısına çıkıyor oğlan kızın. Bir şekilde tekrar konuşmaya başlıyorlar ve tekrar denemek istiyor oğlan. Bu sefer oğlan istiyor kızı. Ama kız bilmiyor ki biten bir ilişkinin tekrar başlaması kadar yıkım verici bir şey ortaya çıktığını. Kız hala sevdiği için başlıyor tekrar ilişkileri. Ve hazin son her zaman ki gibi yine kötü sonuçlanıyor. Oğlan sadece aradığını bulamadığı için, avunmak için seneler sonra geri dönmüş meğersem. Çoğu ilişki de bu yüzden tekrar başlar zaten.. Yok, sandığımız gibi olmuyor durum. Kız bu sefer üzülmüyor. Aksine, artık onu sevmediğini anlıyor ve onu ebediyen terkediyor…

Ayrılıklar insanlar için. Hiç kimse tabiki vazgeçilmez değildir, olmayacaktır da. En güzel aşklar bile ne kadar acıyla son bulsa da, acısı çekilse de, elbet bir gün son buluyor. Ne ayrılığın ustası olabiliyorsun ne de aşkı ebedi güzel yaşamanın ustası. İkisinin ortasında her zaman kalıyorsun. Ne kadar acılar biriktirsen de yüreğinde, ne kadar “akıllandım artık” desende, aşkta bir darbe yediğinde anında yıkılabiliyorsun. Çünkü seviyorsun. Sevdiğin için hem affedebiliyorsun hem gururunu parçalayabiliyorsun. Olmuyor, elin telefona gitmeden yapamıyorsun. Durduramıyorsun o mantık denen illeti. Kaç yaşında olursan ol en masum yaşadığın sevgi bile seni ne hallere sokabiliyor.

Ayrılıkta da, aşktaki gibi medeni olmak önemli. Bir ilişkiyi bitirebilmek değil önemli olan bitirdikten sonra nasıl davrandığındır. Geride kalan onca güzel hatıraya saygısızlık etmemektir. Maalesef bunu beceremiyoruz. Hemen bir karalama, bir kötü söz her şeyi yok edebiliyor. Güzel günleri bile… Acını elbet çekiceksin. Sana ağlama diyemem. Aksine, ağlayacaksın. Ama kimse görmeyecek o gözyaşlarını.  Kimseye hesap vermek zorunda değilsin. Hiç mi onlar aşık olmadılar? Ayrılıktan sonra, “neden ayrıldınız” sorularına cevap vermek istemeyebilirsin ya da anlatmak için sabırsızlanabilirsin. Bu senin elinde. Yani iyi günlerin hatrını korumak senin elinde.

Şu bir gerçek ki, biten bir ilişki tekrar başlasa bile, istersen ayrıldıktan bir gün sonra olsa bile; eskisi gibi olmuyor. O artık bitti. Noktalandı. Kabullen bunu. Geriye bakma. İleride seni güzel günlerin beklediğini bil. Sabret ve gör… Bu kadar basit. Ama mutlaka acını yaşa. Ağla, parçala yastıklarını… Ama biten bir ilişkiyi bağrına taş bas ve başlatma. Unutma ki bir ip koptuğunda, tekrar bağlasan bile eline gelen o düğüm elini acıtacaktır. Bu da öyle bir şey.

Şimdi çık pencerenden gökyüzüne bak, göreceksin en sevdiğin yıldız sana göz kırpıyor olacak..
Sevgiyle kal

Alıntı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir