Uzun Zamandır Doğru Zamanımı Bekliyorsun?

Seni Seviyorum” kadar yalın ve bir o kadar manalı kaç söz sayabilirsin? Bir anda tüm dünyanı güzelleştiren, hayatına anlam katan başka kaç tane cümle bulabilirsin? İçinde ki gizli öznesiyle, en güzel fiili ve zarfıyla, duymayı en çok istediğimiz ve duymaktan en çok haz aldığımız cümle “Seni Seviyorum” …

Bu cümle en fazla ne zaman mutlu eder insanı? Elbette sevdiği insandan duyulduğunda. Yeni başlayan ilişkilerde, farklı bir aşamaya geçişi simgeler “Seni Seviyorum”. İki basit kelime için omuzlarındaki bu yük hayli fazla. Bu ağırlığın altında kaç “Seni Seviyorum” heba olup gitti kim bilir, kaç ilişki tam da bu iki kelime yüzünden bitti, az mı göz yaşı döküldü… Dur yahu ne yaptın, bu iki güzel kelimeyi nasıl göz yaşına dönüştürdün demeyin bana. Hayatın çoğu zaman toz pembe olmadığını, masallardaki gibi mutlu sonların ne kadar nadir yaşanabildiğini hepimiz biliyoruz. Şimdi şöyle bir anı canlandır gözünde.

Uzun zamandır doğru zamanı bekliyorsun “Seni seviyorum” demek için, hareketlerini tartıyorsun aynı şeyleri hissedip hissetmediğinizi anlayabilmek için. Ancak kızlar bu konuda eminim daha çok zorlanıyorlar, zira erkeklerin yaptıklarıyla söylediklerinin birbirini tuttuğu pek rastlanır bir durum değil. Bana sakın amma da karamsarsın demeyin, bir kadının halinden ancak bir kadın anlar. Benim de bildiğim bazı şeyler var… İşte doğru anı bulduğunu düşündün, derin bir nefes aldın, gözlerinin taa içine baktın ve “Seni Seviyorum” dedin. Bekliyorsun ki “Ben de seni seviyorum” desin, hadi en kötü “ben de” desin; bu “Ben de “ biraz can yakar ama yinede kabul edilebilir. En katlanılmaz olanı ise derin sessizliktir. Karşıdaki gözlerin boş bakmaya başlaması, hatta küçük küçük göz kaçırma ve derin bir sessizlik. İşte tam da o anda, pişmanlık baş göstermeye başlar ki, dönüşü de yok. “Seni Seviyorum”, bir kere çıktı ağzından, geri alamazsın, “Öyle demek istemedim” diyemezsin, “Yanlış anladın” desen kim inanır ki buna. Ya mahsun mahsun, o iki kelimenin altında ezileceksin, ya –daha fenası- “Sen beni sevmiyor musun?” diyeceksin. Deme, bunu yapma. Az önce bahsettiğim dökülen göz yaşlarını şimdi anladın öyle değil mi? Bu 1. senaryoydu.

Şimdi 2. ve mutlu senaryoyla devam edelim. Başlangıcı aynen alıyoruz;

Uzun zamandır doğru anı yakalamayı bekliyorsun, hareketlerini tartıyorsun aynı şeyleri hissedip hissetmediğinizi anlayabilmek için. Doğru anı bulduğunu düşündün, derin bir nefes aldın, gözlerinin taa içine baktın ve “Seni Seviyorum” dedin. Cevap tereddütsüz ve hiç vakit kaybetmeden geldi “Seni seviyorum”. Senden mutlusu var mı? Yok!!! İlk senaryoda kaçıp gitmek isteyen, pişmanlıklar girdabında suyun üstünde kalmaya çalışan insan gitti, yerine çocuklar gibi şen, gözlerinin içinden çıkan ışığın 1 km öteden bile fark edilebildiği, ses şakıması nedir dense cevabını tek bir kelimeyle özetleyebilecek insan geldi.

Hangi senaryoyu yaşadın bugüne kadar bilmiyorum, belki ikisi de geldi başına, zaten ilkini yaşadıysan, bir daha ne kadar zor “Seni seviyorum” diyebildiğini tahmin ediyorum. Erkekler ve kadınları kıyaslayacak olsak, kadınların bu iki kelimenin daha çok peşinde olduğunu düşünürüz. Evet duymayı çok daha fazla arzu ediyoruz ama söylemek için sanıldığı kadar da cesaretli değiliz aslına bakarsanız.

Yapılan bir araştırma erkeklerin ortalama 88 günde sevdiklerini söyleyebildiklerini, kadınlarda ise bu rakamın 134 güne çıktığını göstermiş. Yani beyler, “Seni seviyorum” dedikten sonra herhangi bir karşılık alamazsanız, hemen karamsarlığa kapılmayın, sadece karşınızda ki kadının biraz daha zamana ihtiyacı var. Ama tam da bu noktada vücut dilini de okumayı ihmal etmeyin, beyhude bir bekleyiş içine girmenize gönlüm razı gelmez zira.

Akla Zarar yazılarında genelde kadınlardan yana olduğumu sadece bir kaç yazıyı okuyan dahi fark etmiştir sanıyorum. Şimdi burada aksini söyleyecek değilim. Ama bazen beyler de beni şaşırtmıyor değil. “Seni seviyorum” dedikleri anı ve ilk buluşmalarını çok net hatırlıyorlarmış. Şaşırdınız değil mi kızlar? Ne yalan söyleyeyim ben de şaşırdım, acaba bazen fazla mı haksızlık ediyoruz onlara. Tamam anlaşalım ve bir şans daha verelim kendilerine.

(Alıntı )

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir